Hopalı üretici kendi öyküsünü yazıyor!

Hopalı üretici kendi öyküsünü yazıyor

Çaykur’un Varlık Fonu’na devri ile geleceğinden endişe eden üretici Hopa’da bir umut yeşertiyor. Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bahçeden aldığı çayları soframıza kadar getiriyor

Çay, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin neredeyse tek geçim kaynağı durumunda. Rize, Artvin ve Trabzon’da yüz binlerce ailenin tüm hayatı çay üretimine bağlı. Çaykur’un sektörden pazar payının daralması, özel sektörün belirleyici hale gelmesi, üreticiyi her geçen gün daha da çaresiz bırakıyor. Çay üreticisi son darbeyi Çaykur’un Varlık Fonu’na devredilmesi ile yaşadı.

Üretici kaderine el koyuyor
Yarım yüzyıldan fazladır bölgenin tek geçim kaynağı olan çay tarımına dair devletin verdiği görüntü üreticiyi memnun etmiyor. Bir anlamda kendini reddedilmiş hisseden üretici, kendi sorununa kendi çare aramaya başladı bile. Bu anlamda da neredeyse çay tarımı kadar eski olan Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri devreye giriyor. 1959 yılında kurulan Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyelerinin bahçesinde üretilen çayları işleyerek sektörde yeni bir umudu yeşertiyor.

Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bu yıl çay fabrikasını yeniden işletmeye sokarak üreticinin özel sektör karşısında çaresiz kalmasının önüne geçti. Özelleştirmeye karşı alternatif arayışını simgeleyen projenin mimarlarından Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şerafettin Çelik, şimdiki durumu ve hedeflerini BirGün’e anlattı.

Bir yandan Başkan Çelik’e kulak verirken diğer yandan sofralarımızın vazgeçilmezi olan çayın artık Hopa’dan gelmesi için harekete geçmeye başlayalım.

Çay bölgenin her şeyi
“Doğu Karadeniz için bir anlamda hayat olan çay üretiminin geldiği nokta hepimizi tedirgin ediyor. Üretici hep daha az kazanmaya razı ediliyor. Kota-kontenjan uygulamaları özel sektörün istediği fiyattan çay almasını sağlıyor. Taban fiyat bir anlamda formaliteye dönüşüyor. Biz de bu duruma bir çare arayışı içine girdik.

Üyelerimizin çayını işlemeyi önümüze koyduk. Daha önce de denenen ama yarım kalan projeyi hayata geçirmede ilk olarak Hopa halkına 1959 yılından beri aralıksız ayakta kalmayı başaran kooperatifimize ve 4300 üyemize güvendik. ilk adımı attık ve şimdiye kadar planladığımız şekilde ilerliyoruz.

İMECE hayat buldu
Üretimin her alanında İMECE kurduk. İmalat aşamasında 25 kişilik bir ekibiz. Ama hiçbir zaman bu sayı ile sınırlı kalmadı. Üreticilerimiz imalat aşamasında kadınlı erkekli bizle birlikte oldu. Hopa ile de sınırlı kalmadı. Artvin’den Fındıklı’dan ve diğer çevre ilçelerden dayanışmaya gelenler oldu.

Bin 200 ton yaş çay alacağız
Şimdilik günlük kapasitemiz 40 tona yaklaşıyor. 14 Mayıs tarihi itibari ile kampanyayı başlattık. Birinci sürgün çay döneminde 350 bin ton yaş çay almayı planlamaktayız. Buradan da 70 bin ton kuru çay elde edeceğiz. İkinci sürümde 400-450 ton, üçüncü sürümde 400 ton toplamda ise bin 200 ton yaş çay almayı hedefliyoruz. Bu hedefimize ulaşırsak bu yıl yaklaşık 240 ton kuru çay elde edeceğiz.

Alımlar taban fiyattan
Üreticimizden aldığımız yaş çaylara Çaykur’un açıkladığı taban fiyatı uyguluyoruz. Kuru çay alma gibi dayatmalarımız da olmayacak. Ücretleri de yine Çaykur’la aynı ya da yakın tarihlerde vermeyi hedefliyoruz. Hiçbir üreticimiz mağdur olmadan yeni bir hayatı dayanışma ile büyütmeye çalışıyoruz.

Kooperatif alternatiftir
Aslında devletin uygulamış olduğu çay politikalarına karşı üreticinin emeğinin karşılığını alması için kooperatiflerin varlığı çok önemli. Güçlü bir dayanak noktası. Tarımda dışa bağımlı politikaları amansız olarak hayata geçirmeye devam eden hükümet çay tarımına da yeterli önemi vermeyerek niyetini açıkça göstermektedir. Bu noktada bu kooperatifler hükümetin tarımda yapmış olduğu yanlış politikalara karşı halkın bir cevabı olacaktır.”

***

Çiftçinin refah payı dikkate alınmalıydı

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da çay fiyatlarına ilişkin hükümeti eleştirdi. Sarıbal, “Çay fiyatı yüzde 12, yani enflasyon oranında artırıldı. Oysa girdi maliyetleri ve çiftçinin refah payı dikkate alınarak en az 250 kuruş olarak açıklanmalıydı. Ayrıca açıklanan bu fiyat alım fiyatı değil taban fiyat olmalı, özel sektörün de açıklanan bu fiyata uyması sağlanmalıdır” dedi.



Bu Yazıyı Paylaşmak İster misiniz ?
E-Bülten
İndirimli ürünler ve fırsatlardan ilk önce siz haberdar olmak istermisiniz?